Kötü Kuantum Fizikçisi
Şimdiye kadar Fizik konusunda internet üzerinde (forumlarda) olsun yazılı
basında (dergilerde) olsun insanlarla tartışmalarım oldu. Malesef insanların
yaklaşımı insafsızca ve haksız. Sorun, genelde maruz
kaldığım tutumdan; “Söyle bakalım amerikalı bilimadamları ….. nın
gerçekleşeceğini söylemiş. Sence doğru mu?” şeklinde başlayan konuşmalarda
verdiğim yanıtların anlaşılmaz ya da kötümser olması karşısında “Sen ne biçim
fizikçisin” damgası yemiş olmamdan kaynaklanıyor.
Gerçekten anlatmak konusunda hazırlıklı olmadığımı kabul ediyorum; ama zaten günümüzde bilim eğitiminin yapılması yönündeki sorunlar problemin kişisel olmadığını gösteriyor: 40 yaşındaki bir profesörün tüm bildiklerini öğrenebilmem için 40 yılımı vermem gerekiyorsa bu eğitim midir? Günümüzde bilgiyi seçip kompakt aktarabilmenin bir yolu (pedagojik teknikler) mutlaka oluşturulmalıdır. Henüz yirmili yaşlarımda hocalarımın bütün bildiklerini bilememek suçum olamaz.
Maalesef Türkiye'de bilim, gündelik hayatta yapılan bir icat ile başlayan ve sonunda ya "saray ahalisinin" engelemesi ile ya da devletin destek olmamasıyla sonuçlanan süreçtir. Birileri hiçdurmadan çalışabilen motoru bulur, birileri hiç bitmeyen pil keşfeder, genelde birisinin amcasının oğlu sıfırdan araba yapmıştır ve araba suyla çalışır yada yeni bulunan bir keşif daha önce mutlaka bir Türk tarafından düşünülmüştür. Genelde buluşlar şu sözlerle noktalanır: "Ama devlet elimizden tutmadı; Nolacak bu ülkenin hali?"
Peki “iyi fizikçi” kimdir? Olmayacağını bile bile insanlara boş yere umut dağıtıp günün birinde “ışınlanmanın” gerçekleşeceğini “Kuantum mekaniğinin” bütün dertlerimizi çözeceğini yaşadığımız dünyanın bir “matrix” olduğunu söylemek midir?
Tek yapabildiğim; sorulan saçmalıklar karşısında fizik olduğu iddia edilen popülist yaklaşımları sessizce kınamak. Çünkü sürekliçalışan motoru bulamıyorum, kansere çare aradım bulamadım, kısacası buluş yapamıyorum; "Devlet elimizden" tutmuyor biliyorsunuz. Tek yapabildiğim kınamak. Türk insanının ilgi alanı günlük hayatla sınırlı olduğundan yapılan bir çok buluş gazetelerde yayınlandığında saçma geliyor. Örneğin "Amerikalı astronomlar yeni bir karadelik keşfetti". -"Vay be!! ". "Kuantum bilimi, yeni bir parçacık keşfederek adını top kuark koydu". -"hmmm. Zaten herşey parçacıklardan oluşur. bunu biliyorduk ki?" Kitapçılarda gördüğüm “kuantum felsefesi”, “kuantum yaşamı”, “kuantumun gizli şifresi” ve diğerleri için tek düşüncem hepsinin çöplük olduğu yönünde. Bunlar bilimsel olmaktan çok yazarların kişisel fikirlerini aktardığı hatta okurların fikirlerini sömürdüğü fiziksel kavramlarla süslenmiş yazılar.
Kuantum mekaniğinin görünmez gizi o kadar çelişkiye neden oldu ki; ciltleri aşan anlamsız iddialar aldı başını gitti ve aklı başında bir fizikçi bunlara yanıt vermek için nereden başlayacağını bilmez hale geldi. Kimileri “yeryüzünde hayatın bir kuantum sıçramasıyla başladığını”, “özgür iradenin” ve “bilincin” kuantum mekaniğinden ileri geldiğini iddia ediyor. Hatta olağan üstü olaylar kuantum fiziğiyle alakalı gösteriliyor bu yüzden kuantum fizikçileri altın yıllarını yaşadı. Bir dönem bilimadamları kategorisinde “Kuantum Fizikçisi” ayrı bir ana başlıktı.O yıllarda başarılı bir insan portresi ya Devlet Başkanlığı ya büyük bir şirketin CEOsu ya da “Kuantum fizikçisi” olarak çizilmişti.
Tüm bunları duyarak girdiğim ilk “Kuantum Mekaniği” dersinde kuantumun ne olduğunu öğrendiğimde doğal olarak krize girmiştim. “Kuantum, bir bütünün kesikli parçalarına verilen isimdir.” dedi hoca ve devam etti “Örneğin bir sepetteki yumurtalar; 1 kuantum, 2 kuantum diye sayılabilir”. Hocam ne yumurtası, ne kuantumu!!! Kuantum felsefesi kitabında böyle yazmıyordu.
Yıllar sonra bugün bana göre kuantum mekaniği son dizeleri yazılıp kaynakçası tamamlanmış bir toplama şiir kitabıdır. Artık bu kitap üzerinde yazılıp çizilebilecek pek bir şey kalmamıştır. Bırakalım kuantum mekaniği kitabı bir yerlerde sakin sakin dursun da gerektiğinde açıp bakarız.
Artık popüler bilim kitapları okumuyorum; bilim-teknik dergisi almıyorum. Yinede hayatım eskisinden daha az karmaşık değil ve hala kafamda soru işaretleri var. Hala çözdükçe mutlu olacağım sorular bunlar. Onları saklıyorum. Hala kötü fizikçiyim.
