Akılsız Oyunlar
John Nash’in davranış bozukluklarının abartıldığı filmde kimin gitse psikolojik tedavi görmesi gerektiği zamanlarda; savaş zamanında saçma sapan bir hikaye kurulmuş. Sonunda da bütün olayların John Nash’in hayal dünyasında yarattığı olaylar olduğu açıklandığında seyircinin acıma ve merhamet duyguları sömürülüyor. Bu çaba daha önce Einstein'a da yapıldığı gibi John Nash'i popüler yapma arzusunun yanında zeki bir adamın bile kendi sorunlarıyla başa edemediğini göstermek istiyor. "Terzi kendi söküğünü dikemez" demek isterken aslında çuvallıyor. Çünkü John Nash'in bilimsel kişiliğine zarar veriyor; onu hiç olmadığı gibi gösteriyor. Daha çok seyircinin görmek istediğini gösteriyor.
Tüm bu düşünceler içinde filmi geçen günlerde yazdığım en iyi filmler listesine almamamın nedeni kısaca bu. Listeye giremeyen filmler üzülmesin diye de böyle atıflar yapıyorum. Ben de normal değilim galba :)
