Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Kuday WeBlog

Sinan Kuday Türkçe Günlük Sayfaları

Akılsız Oyunlar

“A Beatiful Mind - film inspired by John Nash’s life, not a biography.” Wikipedia dan aldığım bu sözler her şeyi açıklıyor aslında. Bu bir biyografi değil; sadece esinlenme. Arkadaş çevresinde yaptığımız “Akıl Oyunları” sohbeti beni o kadar sinirlendirdiği halde film bir çok kişi için amacına ulaşmış maalesef. Oysa filmin amacı insanları bilim adamlarının sözde sıradışı iç dünyalarına taşıyarak onları hayrete düşürmekten başka sıradan insanların özellikle çocuk yaştan itibaren “garipleşmedikçe” hiçbir zaman bilim yapamayacağı tezini uydurukça ispatlamak. Bilimsel yöntem bu kadar açıkken (Deney –Hipotez – Teorem) , insanların bilimden şüphe etmesinin, üfürükçülerin ya da falcıların bilim adamlarına eşdeğer tutulmasının ve temelde bir çok sorunu olan bilim camiasının sorunlarının büyük kısmını bu tür zihniyete borçluyuz.

John Nash’in davranış bozukluklarının abartıldığı filmde kimin gitse psikolojik tedavi görmesi gerektiği zamanlarda; savaş zamanında saçma sapan bir hikaye kurulmuş. Sonunda da bütün olayların John Nash’in hayal dünyasında yarattığı olaylar olduğu açıklandığında seyircinin acıma ve merhamet duyguları sömürülüyor. Bu çaba daha önce Einstein'a da yapıldığı gibi John Nash'i popüler yapma arzusunun yanında zeki bir adamın bile kendi sorunlarıyla başa edemediğini göstermek istiyor. "Terzi kendi söküğünü dikemez" demek isterken aslında çuvallıyor. Çünkü John Nash'in bilimsel kişiliğine zarar veriyor; onu hiç olmadığı gibi gösteriyor. Daha çok seyircinin görmek istediğini gösteriyor.

Tüm bu düşünceler içinde filmi geçen günlerde yazdığım en iyi filmler listesine almamamın nedeni kısaca bu. Listeye giremeyen filmler üzülmesin diye de böyle atıflar yapıyorum. Ben de normal değilim galba :)